12 Ocak 2010 Salı

PORTRE- KOKU



"Bir kitapta okumuştum, 'Hiçbir kahvenin tadı kokusu kadar güzel değildir', diye" dedi kız, önünde duran kahvelerin kapaklarını tek tek açıp koklarken, Irısh Cream... Ona gelince durdu. 'Ve' dedi, 'bence aşkın da bir kokusu vardır ve hiçbir aşkın tadı kokusu kadar güzel değildir.' Elindeki kavanozdan bir nefes kadar uzun, baş döndürücü bir koku burnunu sızlattı. 'İşte benim aşkım da böyle kokuyor.'dedi.
Böyle kokuyor olmalıydı. Yaşanmışlık sinen bir koku gibi, kahveye sinmişti kokusu, yaşanmışlık sinen bir koku kadar yaşanmış kılardı bu onu.


(Serkan'a dost şükranlarımla...)

1 yorum:

  1. kahve dostluğun da kokusudur..
    mutluluksa üşüyen parmaklarla sıcak bir çay bardağını tutmaktır..
    ben bunu şöyle anlatmıştım:

    "kimsesiz yolculuklardaydım
    yoksul trenlerde
    buz ışıklar altında altın rengi gönüllerden
    kahveler içtim
    bir yaprağın üşüyen yollarından geçtim
    çıngıraklı hüzün yollarından.."

    YanıtlaSil